Genellikle yurtdışında uygulanan yeni iş metodlarını sizlere sunarak aslında aynısını uygulamanın yanı sıra Türkiye’de uygulanabilir girişimci uygulamalar hakkında zihinlerinizde yeni ışıklar oluşturmaya çalışıyoruz. Yurtdışındaki uygulamaları size ulaştırırken birebir çeviri yapmak yerine kendi süzgecimizden geçirip Türkiye’ye uygunları size sunmaya çabalıyoruz.
Bu seferki yazımızda ise kendi oluşturduğumuz bir fikri sizinle paylaşmak istedik. Sizlerin de böyle aklınıza gelen paylaşmak istediğiniz fikirler oluduğunda bize yazarsanız yayınlamaktan memnuniyet duyarız.
Gelelim konumuza; bahsetmek istedimiz konu reklam ile ilgili aslında. Özelden önce biraz genel bilgiler ile başlamakta fayda var. Çünkü tek bir fikirden daha önemlisi genel eğilimler ve gelişmeleri iyi analiz etmek girişimcinin en önemli avantajıdır diye düşünüyoruz.
Reklamlar hayatımızın her alanına girmiş durumda. Her kullandığımız cihazda veya her anımızda aslında bize bazı ürünler hakkında reklam yapılıyor. Bu sitenin de kazancı sadece reklamlardandır. Bunu açıkça söylemekten çekinmiyoruz. Tüketim toplumu veya globalleşen dünya, paranın gücü veya para akışı hepsi tek bir şeye bağlı aslında, ürün satışı. Ürününün ne olursa olsun satarsanız, çok satarsanız çok kazanırsınız ve hemen hemen her işletme bunu amaçlar. Çok satmanın yolu çok müşteri edinmekten bu da çok duyulmaktan yani reklamdan geçiyor. Bu sebeple bir çok kurum da reklamdan kazanıyor. Gazeteler, televizyonlar, internet siteleri, portallar …
Bir çok yazılımın ücretsiz sürümlerinin reklam içerdiğini görmüşsünüzdür. İşletim sistemlerinin bile reklam alıp artık ücretsiz ve yasal olabileceğinin konuşulduğu bir zamanda yaşıyoruz.
Üzerine reklam alan pedallı taksilerden bahsetmiştik bunlar ücretsiz kullanılabiliyor çünkü bu sayede üzerindeki reklamı insanlara gösteriyor ve reklam verenden para kazanıyor. Siz üzerinde reklam olan araca binmeye evet diyorsanız o zaman araç da ucuz veya ücretsiz olabilir.
Üzerinde reklam olan bir sürü taksi var. Bunlara biniyoruz ama reklam olmayan ile aynı ücreti ödüyoruz burada bir haksızlık olduğunu düşünüyoruz. Tabi üzerinde reklam var diye o taksilere binmeyenler var ise bu da onların kaybı olur ancak bunun hissedilmeyecek kadar küçük bir oran olduğu neredeyse kesin gibi…
Bu kadar bilgiden sonra son olarak da önerimizi getirelim. Araç kiralama şirketleri araçlarının üzerine reklam alabilir ve bu sayede gelir elde edebilir. Bu reklamlar çok abartılı olabilir, tabi trafik kurallarının elverdiği ölçüde. Böyle bir araba ile dolaşmak da bir çok insan istemeyebilir. Ama bu kiralık araçların ücreti normallerinin yanında çok farklı our ise durum değişir. Kim ister saat başı bilgisayarının sağ alt köşesinden reklam çıkmasını ama legal ve sorunsuz bir işletim sistemine hiçbir ücret ödemeden sahip olacağını bilen bir kişi bu durumu kabul edebilir aynen tatile çıkan gençlerin az para ile kiraladıkları bir aracın her tarafında reklamların olmasını kabul edebilecekleri gibi …


Sokakda yürürken elimize broşür tutuşturmaya çalışan kişilerden kaçmak için kaldırımın en uzak tarafına yöneliriz. Ya size sıcak bir yaz günü bir şişe soğuk su verilse almaz mısınız? Eminim hiçbirimiz geri çevirmezdik. İşte bu fikirden yola çıkan girişimciler çok değişik bir reklam yöntemini yaratmışlar.
İngiltere de bulanan Soak Media su ile reklam olayını İngiltere’de denemiş ve çok başarılı bulmuştur. Özellikle ürünlerinin numunesini dağıtamayan bir firmalar bu yöntemle potansiyel müşterilerinin ilgisini çekebilmektedir. Şişeye yapıştırılmış broşürle de reklamdan biraz daha öteye gidip bazı ulaştırmak istedikleri bilgileri insanlara sunma imkanı da buluyorlar. Ortalama olarak bir şişe suyun bir kişinin elinde 50 dakika kaldığı düşünülürse reklamınızın şişeyi alan kişi dışında kişilere de ulaşma ihtimali çok yüksektir.
Sıcak bir gün de soğuk bir şişe su, soğuk bir günde sıcak bir bardak çay… Artık yaratıcılık size kalmış. İnsanlara ihtiyaç duydukları şeyleri sunduğunuzda onun üzerinde ne olduğuna bakmadan alacaklardır. Bu da üretici firmaların potansiyel müşterilerine ulaşmasını sağlayacaktır . İşte size reklamcılık/pazarlama alanında uygulanabilirliği çok kolay bir iş fikri …

Bir kısım insan süper fikirlere sahipken bunları gerçekleştirecek paraya sahip değildir. Diğer bir kesim de neye yatırım yapacağını düşünmektedir. Bu iki grup birbiriyle buluştuğunda da hayatımıza yeni ürünler girmektedir. Bu buluşmayı hızlandırmak için ise çeşitli girişimler başlamıştır.
Quirky isimli site fikir sahiplerinin fikirlerini 99 USD gibi bir ücret sayesinde girişicimlere tanıtmalarına fırsat tanıyor. Paylaşılan fikrin gerçekleşmesi durumunda ise bu sitenin vermiş olduğu güvence ile fikir sahibine üründen %12 kar payı verilmektedir. 99 USD kadar bir para istenmesindeki neden ise, insanların en iyi fikirlerini seçip bunları sunması ve böylece sitedeki fikirlerin kalitesinin artmasını sağlamaktır.
Türkiye’deki yaratıcı kişileri girişimciler ile buluşturacak böyle bir site sizin için çok iyi bir iş fikri olacaktır. Çok kısa süre de bir çok katılımcının olacağından eminim… Ama fiyat konusunda biraz daha düşükten başlamak da fayda var. Bırakın girişimciler kendileri seçsin iyi fikri kötü fikri. İş fikir sahipleri de özgürce paylaşsınlar bütün fikirlerini …

Toplu alınan ürünler her zaman ucuza gelir. Bu satış internetten de olsa doğrudan toptancıdan da satılıyor olsa aslında çok fark etmiyor. Bu durum hem satıcılar hem de alıcılar açısından kazançlı.
Bu iş fikrini gerçekleştirmeye çalışan bir çok organizasyon, web sitesi ve firma ortaya çıkıyor ancak WujWuj firması bu işte büyük yol almış bir firma. Firma işi internet üzerinden yapıyor ancak normal yapılan toplu satış ile büyük bir farklılığı yok. Tabi interetten toplu satış yapmanın faydalarından yararlanıyorlar. WujWuj kullanıcıları siteden aldıkları kodları kendi sitelerine yerleştiriyorlar. Böylece diğer kişilerinde toplu satışa katılmaları teşvik ediliyor. Bu durumda ürünü almaya talipli kişilerin sayısı artıyor. Bu durumda da fiyat düşüyor.
Ülkemizde de bu satış tekniğini kullanan girişimciler var. Fırsatciyiz.com bir araya gelerek alım gücü oluşturan kişilere uygun fiyatlar ile ürünler temin ediyor. Sadece bir kişi alır ise 335 TL olan bir ev sinema sistemi eğer 75 kişi bir araya gelir ise 235 liraya kadar düşüyor. Aynı şekilde 119 TL satış fiyatı olan bir mutfak robotu ise 69 TL ye yine 75 kişi tarafından toptan alınabiliyor. Toptan satışı internetten yapmanın avantajı alıcı kitlelerini bir araya getirmenin kolaylığı ve alıcılara bilgi ulaştırabilmenin hızlılığı.
[kml_flashembed fversion="8.0.0" movie="http://www.fikirburada.com/wp-content/uploads/2009/03/nasilfirsatciolunur.swf" targetclass="flashmovie" publishmethod="static" width="579" height="122"]
Yolda yürüken veya bir mağazada yürürken elimize bir şeyler tutuşturmaya çalışan veya fikrimizi sormak isteyen kişilere olan tavrimız genelde aynıdır. Şöyle bir irkilir ve genelde gerek yok, teşekkürler tarzı bir cevapla koşarcasına uzaklaşırız. Uzaklaşırken bazen keşke alsaydım dersiniz ama bilirsinizki insanın modu moduna tutmaz ve genelde sokakda iken birşeylere yetişme amacında olduğumuzdan isteyip istemediğimizi bile düşünmeyiz. Ama halbuki bu ürünler bizim ihtiyacımza göre evimize kadar gelseydi güzel olmazmıydı? Hepimiz yeni birşeyleri para vermeden denemek istemez miyiz? Hele de ufak şirin makyaj malzemelerini. Bence isteriz… Bunu düşünen Latest in Beauty siteside insanlara güzellik ürünlerini deneme imkanı, firmalara da ürünlerini doğru kişilere tanıtma fırsatı sağlamış oluyor. Yapılması gereken siteye üye olmak ve ilgi alanlarını belirlemek. Sonra gelsin ayda bir yeni ürünler evinize veya işyerinize. Ayrıca ürünler ile ilgili düşüncelerinizi de direk firmayla bu site üzerinden paylaşabiliyorsunuz.
Makyaj ürünlerinin maliyetinin büyük bir oranının reklama ve tanıtıma gittiğini düşünürsek firmalar eminim bu tanıtım şeklini kısa sürede benimseyip böyle bir oluşumun içinde yer almak isteyecektir. O yüzden Türkiye’de kargo/posta fiyatları makul fiyatlara ulaştığını düşünürsek böyle bir girişimçilik firsatını değerlendirmek gerekir diye düşünüyorum…
